12 Mayıs 2017 Cuma

Bohol Adası

Sabah bahçede yaptığımız güzel bir kahvaltı sonrası bizi gezdirecek araç ile yola çıktık. Panglao Adası'nı ana ada olan Bohol'e bağlayan karayolundan geçerek ilk durağımız olan "Blood Compact Site" adı verilen ve Filipinler tarihinde kan kardeşliği olarak geçen olayı tasvir eden heykellerin bulunduğu tepeye uğradık. Kısa bir fotoğraf molasını takiben ikinci durağımız "Baclayon Kilisesi" idi. Kilisenin avlusunda ve içinde yaptığımız geziden sonra adanın iç kesimlerine doğru ilerlemeye başladık. 

1 Mayıs 2017 Pazartesi

Bohol Adasına gidiş

Bugün Manila'dan Bohol adasına hareket etmek üzere sabah otelden çıkarak havaalanının yolunu tuttuk. Filipinler coğrafi olarak "Luzon", "Visayas" ve "Mindanao" adlı üç bölgeye ayrılmış. Başkent Manila "Luzon" bölgesinde yer alıyor. Bugün gideceğimiz "Bohol" adası "Visayas" adı verilen bölgenin başlıca adalarından biri. Bu bölgenin en büyük şehri ise "Cebu". Programımızda Bohol adasına iki gece ayırmıştık. Buraya gitmek istememizin esas nedeni adanın orta bölgesinde bulunan ve turizm açısından adı çokca geçen "Çukulata Tepeleri"ni görmekti. 


13 Nisan 2017 Perşembe

Manila

Thai Havayolları'nın TG 624 sefer sayılı uçağı bir gece önce Manila'nın uluslararası "Ninoy Aquino" Havalimanı'nın 1 No.lu terminaline saat 19:00 civarında inmiş, valizlerin alınması, pasaport kontrolü derken bir taksi ile otelimizin bulunduğu Makati semtine varmamız saat 21:00 i bulmuştu. Ertesi gün yapacağımız Manila gezisi için bir araç ayarladıktan sonra akşam yemeği için birşeyler atıştırmış, otelin lobisinde birer fincan Türk Kahvesi içerek odamıza çekilmiştik. Evet yanlış okumadınız Manila'da kaldığımız otelin içecek menüsünde Türk Kahvesi'ni görünce önce gözlerimize inanamamış, garsonu çağırarak doğrulattırmış, ve tabii ki bu fırsatı kaçırmamıştık.

10 Nisan 2017 Pazartesi

Rota Filipinler

21 Mart akşamüzeri Atatürk Havalimanı'na geldiğimizde hava kararmak üzereydi. THY'nın TK716 sefer sayılı uçağı ile Delhi'ye gidişimiz yaklaşık 6 saat sürecekti. Uçağımız saat 20:00 gibi havalandı. Yemek servisi, kısa süreli kestirme, biraz film seyredelim derken vaktin nasıl geçtiğini anlamadan uçağımız Delhi saatiyle 06:00 civarında Uluslararası Indra Gandhi Havaalanı'na iniş yaptı. 






3 Nisan 2017 Pazartesi

Yeniden Uzak Doğu



Seyahatten dönüşler sancılıdır. Güzel geçen bir gezinin anıları bütün şiddeti ile canlılığını korurken kendinizi tekrar yollara atmak için can atarsınız. Çekilen resimlere bakarken yaşanan anlar bir film şeridi gibi gözünüzün önünden geçer. Seyahat etmek böyle bir şeydir. Yollar sizi çağırır. Gözünüz hep yollardadır.

Hindistan ve Nepal seyahatinden daha yeni dönmüştük. Her seferinde olduğu gibi seyahat etmenin ya da yolda olmanın verdiği enerjiyi bütün şiddeti ile içimizde hissetmeye devam ediyorduk. Şartlar uygunken acaba araya bir seyahat daha sığdırabilirmiyiz diye düşünmeden edemiyorduk.

30 Ekim 2016 Pazar

Himalayalara doğru

Telefonun alarmı ile uyandığımızda saat sabahın 05:00'i idi. Güne Himalayalar üzerinde yapacağımız uçak yolculuğu ile başlayacaktık. Bu saatte daha kahvaltı servisi başlamadığından hızlıca giyinerek hemen aşağıya indik. Bir gün önce Katmandu'da gezdiğimiz aracın şöförü otelin girişinde bizi bekliyordu. Şehrin henüz hareketlenmemiş caddelerinden geçerek havaalanına vardığımızda hava hala karanlıktı. 



9 Ekim 2016 Pazar

Katmandu

Sabah uyandığımda ilk işim dışarıya bakmak oldu. Hava pırıl pırıl güneşli idi. Burada geçireceğimiz iki günümüz vardı. Bu iki günde Katmandu'yu ve yakın mesafede bulunan belli başlı yerleri gezmeyi planlamıştık. Otelde aldığımız sıkı bir kahvaltı sonrası bir gün önce otel yönetiminin tavsiyesi üzerine anlaştığımız araçla şehir gezimiz başladı.
İlk durağımız şehre hakim bir tepede bulunan "Swayambhunath" Budist Tapınağı ya da yaygın olarak bilinen adı ile "Monkey Temple" (Maymun Tapınağı) idi.